"Successful Transformation toward Land Degradation Neutrality: Future Perspective" 
17-19 June 2019, Ankara, ATO Congresium,
Marking the 25th anniversary of the UN Convention to Combat Desertification (UNCCD). 

 

Temel Konular

Kongrenin Temel Konuları
 
ATD’nin sağlanması yolunda tarım sektörünün başarılı dönüşümü:
Gıda üretim zincirinde toprak sağlığının iyileştirilmesine odaklanma

 

Toprak sağlığı; toprağın verimliliğini sürdürme, çevre kalitesini koruma ve bitki/hayvan sağlığını destekleme gibi başlıca fonksiyonlarını ekosistem ve arazi kullanım sınırları dâhilinde yerine getirmesidir. Zararlıların ve kimyasal gübrelerin geleneksel tarımda kontrolsüz kullanımı ve kontrol mekanizmasının işlemediği arazi/toprak yönetimi uygulamaları gibi hususlar, toprak biyoçeşitliliğine zarar verir, toprağı ürün yetiştirmeye elverişsiz kılar ve nihayetinde arazi tahribatına neden olur. Dolayısıyla, ATD’nin sağlanmasını destekleyen başlıca unsurlardan biri olarak görülen gıda güvenliğini gözeterek ve toprak sağlığını temin edecek faaliyetleri hayata geçirerek tarım sektörünün dönüştürülmesi gerekmektedir.

 


ATD’nin sağlanması yolunda ormancılık sektörünün başarılı dönüşümü: 
Orman kaybının önlenmesine odaklanma

 

Ormansızlaşma, değerli bitki ve yabani hayvan türlerini kalıcı olarak tahrip ettiği gibi, birincil geçim kaynağı orman olan toplulukları önemli ölçüde etkilemektedir. Birçok ülkede yerel halk, orman dönüşümüne sebep olan temel unsurlardan biri olmaktadır. Bu minvalde, birincil geçim kaynağı orman olan insanların ormanlardan daha yüksek ve sürdürülebilir gelir elde etmelerini destekleme konusu, dönüşüm stratejilerinin odak noktası haline gelmelidir. Örneğin ormanlarını koruyan yerel halk doğrudan ödüllendirilebilir. Ayrıca, insan ve Hükûmetlerin arazi kullanımına yönelik doğru karar almalarını sağlayacak girişimler, ormancılık sektörü dönüşümünün temelini oluşturmaktadır.

 

ATD dönüşüm sürecinde veri odaklı karar alma: Günümüzün gelişmiş analiz yöntemleri ve artan veri varlığı sayesinde politikaların geliştirilmesi, uygulanması ve etkilerinin izlenmesine yönelik her zamankinden daha fazla fırsat mevcuttur. Sezgi ve deneyim tabanlı kararlar yerini git gide veri odaklı karar almaya bırakmaktadır. Beklenen sonuçları öngörmek ve orta/uzun vadeli değişikliklerin izlenmesini sağlamak için ATD’nin farklı ölçeklerde yaygınlaştırılması aşamasında bu fırsatlardan istifade edilmelidir.
 

Arazi ve toprak kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına yönelik entegre planlama yaklaşımları

 

Geleneksel arazi kullanım planlaması, arazi yönetiminde kayda değer bir gelişme sağlamadığı gibi, arazi kullanıcılarının öncelikli hedeflerini yerine getirme konusunda genel olarak başarısız olmuştur. 2030 yılına kadar ATD hedefinin başarılması maksadıyla, arazi kullanım planlamasına yönelik sektörler arası ve mekânsal düzeyde bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Böylece arazi tahribatını önlemek, azaltmak veya tersine çevirmek üzere hayata geçirilen faaliyetlerin arazide mekânsal olarak optimize edilmesi yoluyla net kayıp sıfıra indirgenmektedir. Bunlara ek olarak, arazi üzerindeki rekabet taleplerinden kaynaklanan sosyal, ekonomik ve çevresel ödünleşimler, planlama süreçleri aracılığıyla yönlendirilmelidir. Böylelikle gerekli çözümler belirlenip daha stratejik bir biçimde takip edilecek olup, tarımsal üretkenlik ve ekosistem sağlığı teşvik edilecektir.


 
ATD’ye yönelik yatırımların teşvik edilmesi


Arazi tabanlı doğal sermayeden beslenen toprak ekosistem hizmetleri, insanlar için birçok faydayı beraberinde getirmektedir. Bununla birlikte, toprak ekosistem hizmetlerinin sınıflandırılması ve bu hizmetlerin ekonomik değerini ortaya koyan kapsamlı bir çerçevenin geliştirilmesi konusunda hâlihazırda fikir birliği sağlanamamıştır. Dolayısıyla, toprak ekosistem hizmetlerinin önemini ortaya koyan sistematik bir yaklaşım henüz geliştirilemediğinden, karar almayı çeşitli yönetişim düzeylerinde daha fazla desteklemek gerekmektedir. Böylelikle ATD’nin izlenmesini ve ATD etki değerlendirilmesinin yapılmasını sağlamak maksadıyla, toprak ekosistem hizmetlerinin ekonomik değerlendirilmesini konu alan kapsamlı bir çerçevenin ortaya konulması önem arz etmektedir. 
 

 
Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Gerçekleştirilmesinde 
Toplumsal Cinsiyete Duyarlı ATD’nin Rolü
 


BMÇMS’ye ait ilk Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı, Ordos/Çin’de gerçekleştirilen COP13 sırasında kabul edildi. Bahse konu Eylem Planının genel amacı, BMÇMS sürecinde kabul edilen toplumsal cinsiyet bağlantılı karar ve yükümlülüklerin uygulanmasını desteklemek ve güçlendirmektir. Sözleşme, ATD’ye ulaşmada kadınların önemini kabul etmekte ve katılımlarının teşvik edilmesi gereken alanları şu şekilde sıralamaktadır: (i) farkındalık yaratma - programların tasarım ve uygulamasına katılım; (ii) kadın ve erkekler tarafından bölgesel ve ulusal eylem planlarının (BEP ve UEP) geliştirilmesi, uygulanması ve gözden geçirilmesi aşamasında yerel düzeyde benimsenen karar alma süreçleri; ve (iii) özellikle yerel örgütlerin desteği yoluyla yerel düzeyde kapasite geliştirme, eğitim ve kamu bilinci.


 
ATD’ye yönelik sürdürülebilir değer zincirleri


Arazi tahribatı, tüm işletmeler açısından kritik bir meseledir. Örneğin, kaynak varlığına ve maliyetine etki ederek şirketlerin fayda-maliyet dengesini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum yalnızca kaynağını (tarım, gıda veya ormancılık) doğrudan araziden temin eden işletmeler için geçerli olmayıp, aynı zamanda tedarik veya değer zincirleri vasıtasıyla (örneğin kimyasallar, tekstil, turizm, sigorta ve finans) arazi ile dolaylı olarak bağlantılı işletmeler için de geçerli olmaktadır. ATD’nin sağlanması, ancak arazi kullanıcılarının geçim kaynaklarının desteklenmesi gayretlerine biyofiziksel çözümlerin eşlik etmesi halinde mümkün olacaktır. Sürdürülebilir değer zincirinin ATD faaliyetlerine entegre edilmesi, ATD’nin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, tarım ve ormancılık ile ilişkili sektörlerin tedarik ve değer zincirlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak bakımından ATD hedeflerine ulaşmak önemlidir.